23 Ağustos 2010 Pazartesi

KOPYALA-YAPIŞTIR

Başlığın sebebi ilk defa klavye başında yazı yazmayıp,defterime yazdığım şeyleri buraya geçirmem.

Atıştırmalık başlıkların dışında yazmayalı altı ay oldu.
Araya birçok etken girdi.Yazın neden yazmadın diye sorabilirsiniz...Bahane perdesini çekebilirim o zaman.Yazın vakit ayırmayı düşünmedim.Üşendim burada yazı yazınca insanlarla yüzyüze görüşmemde anlatacağım bir şeylerin kalmayacağını sandım.Ama taşı sıksam muhabbet çıkaracağımı düşünmeye başladığım için devam kararı aldım.


Şimdi kumsaldayım.Deniz çarşaf gibi derler aynen öyle.Hatta kumsal,üstünü açık bırakmak istemeyen insanın pikeyi,yorganı vb. çekiştirmesi gibi denizi üstüne çekip örtüyor.
Kumsalda artık çocuklar yok.Kumdan kaleler yapan,suya mânasızca dalıp çıkan sonra kulağına su kaçırıp gecenin bir yarısı ailesine soluğu acilde aldıran çocuklar gitmiş.Kovasını,deniz yatağını paylaşmak istemeyenler bile.Paylaşmak istemedikleri kimse kalmadı diye.

Kumsal, kendisini terk edenler için rüzgardan yardım istemiş.Rüzgar da onu kırmayarak esmiş ve kum taneciklerini birbirine katarak birkaç gün öncesine kadar keyifle misafir ettiği ayak izlerini yok ettirmiş.Sadece benim ayak izim var şu anda.Birazdan ben de gideceğim.Sahur vakti yaklaşıyor ve kardeşim rica etti gelince beni uyandır diye.Belki ayak izlerimi silmez ;kumsal, satırlarımda ondan söz ettim diye.

Rüzgar,çorabımın tepesinden kaprimin paçası arasına hoş bir şekilde temas ederken olay örgüsüne geçiyorum.


Lys bitti,tercih dönemi bitti,yerleştirme bitti.Yeni bir eğitim yaşamı başladı.Sınavı düşününce virgül sonrası değerin bile yaşamı nasıl etki(Annemin 'Eve gel,in cin top oynuyor.Başına bir iş gelir.Gecikme'diye telefonu araya girdi.)lediğini düşününce hayrete düşmemek elde değil.Benim için en önemlisi,yeni tanışacağın insanları etkiliyor.İnsan her yerde insan.Ama durumun içine duygular girince değişiyor durum.

Bu arada az önce rüzgarın temas ettiği o arayı sivrisinek de es geçmedi.
Herkes yeni beklentiler içinde.İlk heves ,üniversitede bunu,şunu........ yapacağım.Üstün Dökmen'le görüşme imkanı buldum.Sağolsun beni geri çevirmedi.Kendisi bana yoğun bir dönemden çıkıldığı için yoğunluğun alışkanlık kıvamına geldiğinden söz etti.Hedefleri azaltmanın yararlı olacağını adım adım hareket etmek gerektiğini söyledi.

Olay örgüsü yazmayı epey azaltacağım.Çünkü burayı düşüncelerimi anlatmak için açtım.Eğer yaptığım her işi,eylemi anlatırsam bu hem başkasının yaşamını takip edip kendi yaşamını geri plana atma olur sizlerin açısından.Hem de buranın günümüzdeki herhangi bir gazetenin magazin bölümünden hiçbir farkı olmaz.

Bu kadar göz yorduğum yeter.Bir dahaki yazımda görüşmek üzere...


Baş-baş

17 Ağustos 2010 Salı

ZÜMBÜRÜK

Merhabalar,epeydir bu blog sayfası için klayvenin tuş sesini duymuyor,duyurmuyordum.Yaz boyunca pekçok veri topladım.Yazdım,çizdim.Bunları temize çekip toparlama vakti.Yeni konular yolda,kafada...Beklemek kötü ama bekleyene kadar vakit geçirebileğiniz birçok kaliteli site var...

Az kaldı...Görüşmek üzere.Baş-baş

12 Şubat 2010 Cuma

SON

Merhaba,bunca zamandan beri takip edenlere etmeyenlere teşekkür ederim.Sınavların nefesini ensemde hissettiğimden dolayı yazılarıma uzun bir ara vermek zorundayım.Aile ya da dershane zorlaması değil bu.Tamamen kişisel.

Nice özgün çalışmaları sizlerle buluşturmak için çabalıyordum.Hepsi yaklaşık beş ay beklemek zorunda kalacak.Olur da birşeyler sunarsam bana e postalarınızı iletmeniz dahilinde sizlere ulaşırım.

Kusura bakmayın duygulu bir veda konuşması olmadı.


GİDİYORUM SINAV İÇİN,DÖNECEĞİM SİZİN İÇİN...

2 Şubat 2010 Salı

HAFTALIK DEĞERLENDİRMEM

Merhaba,kusura bakmayın etkileyici bir başlık bulmak için çabaladım ama olmadı.Sanki diğer başlıkların çok etkileyiciydi diyebilirsiniz.Tercih sizin.




Dershanenin yaptığı çalışma programını uygulamakla meşgulüm şu sıralar.Sıkıldım ya.Okul kapandı daha başımı kaldırıp hoh! diyemedim.Çalış çalış.Cuma dershane başlıyor.Şunun şurasında 2günüm kaldı kendime ayırabilecek.Anneme diyorum gidelim Bursa'ya.Nuh da demiyor.Peygamber de demiyor.Buzlanma var,yağmur var falan diyor.Kendisine ehliyetini gidip iade etmesi teklifinde bulundum.Benimle uğraşma dedi.Konuşmalarımız şu sıralar sürekli 'Babanı arıyorum şimdi!'ile sona eriyor.Babama bana Nintendo DSi alması için girişimde bulundum.Şimdilik sıcak yaklaştı.






Bandırma Spor-Balıkesir Spor maçı vardı pazar günü , ona gittim.İsimleri o spor bu spor diye geçiyor memleketimin takımlarının ama ben daha birinin bile futbol dışında bir sporsal etkinlik yaptığını görmedim.Bir Trabzonspor var futbol dışında sporsal etkinliklerle uğraşan bildiğim.Neyse maça gitmek için erken kalktım.Meydanın oradan sesler geliyordu.Gidip bakayım oradanda stada uzanırım dedim.Aklımda stada otobüsle gitmek vardı.Ancak taraftar grubu yolun ortasında yürümeye başlayınca otobüsünde yolu kapandı.Ben de gruptan bağımsız bir şekilde stada yollandım.Erken gidip uyanıklık yaptığımı zannediyordum.Kapının önündeki yığını görünce tek uyanığın ben olmadığını anladım.Hatta uyanık sıfatını kendim için bir daha kullanmamaya karar verdim.5 TL lil bileti aldıktan sonra içeriye geçtim.Önlerde yer buldum ve oturdum.Birçok tanıdık simayı görmek hoştu.17 Eylül Stadı'nda maç izlemek değişik geliyor bugüne kadar 23 Nisan ve 19Mayıs etkinliklerinin dışında orada bulunmayınca.Maç başlamadan yanımdaki adam'Benim yerimi tut ben faksı döküp geliyorum'dedi.Önce anlamadım sonra dank etti kafama.Maç güzel başladı.Herkes uslu uslu izliyordu maçı.Güzel bir golle öne geçti Balıkesir.Kısa bir süre sonra orta niyetine açılan topun kaleye yönelmesiyle farkı 2 ye çıkardı Balıkesir.İşte o andan itibaren olanlar oldu.Karşı takımın taraftarlarına birçok küfür edildi.Bu küfürlerden Balıkesirli futbolcular ve hakem de nasibini aldı.Takdir edilecek bir yanı varsa bu durumun o da şudur:Kişileştirme ve ad aktarmalarını iyi kullanıyor taraftar.Edilebilecek küfürleri biraz düşünürseniz demek istediğimi anlarsınız.Tabi bu işin şaka kısmı.



Maçın 80. dakikasına doğru güvenlik çerçevesinde Balıkesirspor taraftarlarını dışarıya çıkarttılar.Bizimkiler 2 gol yedi ya intikamı döverek alacaklar güya!Kapıya dayandılar 'KAPILAR AÇILSIN,ÇATIŞMALAR BAŞLASIN!'Polis engel olmak istedi duruma.Taraftar yüklendi.Sonra coplar çıktı ortaya.Az önce polise söven,hakaret eden futbol teröristleri şimdi küçük çocuk gibi kaçıyorlardı.O can havliyle kaçmak için önlerine gelenin üstüne çıkmaya başladılar.Az daha beni de alıyorlardı ayakları altına.En dehşet verici şeylerden biri de orada bir babanın'Çocuk var burada'diye bağırmasıydı.Çocuk , babasının eline sımsıkı sarılmış.Havada savrulan o siyah çubuğa korkuyla bakıyordu.O düşüncesizler bu durumun çocuğun üzerinde ne etki bırakabileceğini düşünemeyecek kadar çağdışı.İnsandan daha vahşi canlının olmadığını bir kez daha gördüm böylece.Çaprazımdaki bir adam çatır çatır söktüğü koltuğu polise fırlattı.İnsanlık ayıbı!Bu arada neredeyse herkes maçı izlemeyi bıraktı.Biz bir avuç insan izlemeye devam ediyoruz.Penaltı oldu.2-1 e taşındı sonuç ve öyle de bitti.Çıkarken bir baktım o atılan koltuk kenarda öylece duruyor.Aldım belki bir işe yarar diye.Fotoğrafını haftaya yayınlayacağım.




Böyle durumlar olduğu müddetçe koşu bandında ilerleriz ancak.Acaba ne zaman rakibin attığı gol,kazandığı maç takdir edilip,rakip tebrik edilecek,herkesin ailesiyle birlikte izleyebileceği bir spor ortamı olacak?



Uzun süredir karikatürlerimi burada yayınlacağım diyorum.Geçmişte okulda yayınladığım bir karikatürümle başlıyorum.Sınıfta oluşan yer tartışma üzerine yaptım bunu:


Yazıları anlaşılmıyor diye buraya yükledim:http://cid-102aac1578a58750.skydrive.live.com/self.aspx/blog/Resim%20002.jpgTavsiyem bilgisayarınıza kaydedip yakınlaştırmanız.İlerleyen vakitlerde bu sorunu ortadan kaldıracağım.

Bu hafta İnşallah,Matrax'a katılacağım.Katılırsam yayını kaydedip yayınlarım burada.

Bu hafta sizlere güzel bir şarkıyla veda ediyorum:http://www.dailymotion.com/video/x61mt3_yzel-ve-ufuk-yyldyrym-sus-duet-90ly_music

Haftaya görüşmek üzere...

24 Ocak 2010 Pazar

AAA!DEVRE SONA ERMİŞ!










İlginç ama gerçek.Ha şu sınav var ,ha bu sınav derken devre sona erdi.Alışılmışın dışında bir şey olupta yönetim beni takdir etmedi.Ama çevreme verdiğim demeçte okula bir girişte takdir edildim bir de giderken takdir edileceğim dedim.Yukarı kısıma haber kısmı koyduğum için buraya mı oraya mı yazacağımın net ayrımında değilim şimdilik özür dilerim.












Bu videoyu kardeşim karın ilk yağdığı gece çekti.Çekimlerimiz aldığımız pilin yetersiz gelmesi ve parmaklarımızı hissetmemeye başlayınca sona erdi.

Bu fotoğrafta pilin sona ermesinden az evvelinde çekildi.Saat 1:32 suları.Sıradaki fotoğraflar okul çevresinde çektiğim gündelik fotoğraflar:
Söyleyecek pek birşey kurgulayamadım bu hafta.Görsel öğelere yer verdim bu yüzden.Hafta içinde bu yazıyı güncellleyebilirim.Aynı durum haberler içinde geçerli.
Şimdilik ,görüşürüz...

16 Ocak 2010 Cumartesi

DEVRE SONA ERİYOR(GÜYA!)

Bu hafta okullar kapanıyor.Herkesi karne heyecanı sarmış!Babam bana bisiklet almayacak diye çok üzülüyorum.Şaka bir yana.Bir dönemi bitirdim.Birçok duyguya tanık olduğum dönem sona erdi.Devre arasında Özyeğin Üniversitesi'nin düzenlediği 4 günlük bilgisayar oyunu programlama kampına kabul edildiğim hâlde dershanenin hızlandırma programı olduğu için gidemeyeceğim.Öncelikle bu duruma 2 sebepten üzülüyorum.İlk gidememem.İkincisi ise gidemeyeceğim hâlde oraya gitme ihtimali olan bir gencin önünü kapattım.Özür dilerim.Özürüm hem kendisine hem de üniversite yönetimine.

Bu hafta bir dişiye açılım yapacaktım.İçime kapanım oldu.Şimdilik dan! diye duyguları aktarmak yerine su yavaş yavaş ısıtmak daha akıllıca.Kim mi o dişi?Bilen biliyor.

Kardeşim denizotobüsüyle yolculuk ederken gemide tanıştığı bir gencin elinde bir kitap varmış.Tanıştıktan sonra genç kitaptan söz etmiş.Dilara da bana söz etti.Bir süreden beri istiyordum.Satın almak perşembe günü nasip oldu.Kargodan gelmesi ise cumartesi oldu.Odamdayım her aracın sesini kargo aracının sesi zannederek cama koşuyorum.Kaç kere fos çıktı.Neyse sonunda geldi.Kitabın adı HANZALA.Karikatür kitabı.Ama karikatür deyip de hemen mizaha kaymayın.Direniş amaçlı bir karakter Hanzala.Daha ayrıntılı bilgiyi buradan alabilirsiniz:http://hanzala.org/index.php

Perşembe günü okuldan eve geldikten sonra birşeyler atıştırıyorum.Televizyonda 24'ü açtım.İstanbul Avrupa Kültür Başkenti 2010 içerikli yayın vardı.Etkinliklerin içeriğine yönelik sorular soruluyordu muhabir tarafından yetkiliye.Eleman 'Görüyorsunuz çalışmalarımız son hızla devam ediyor 'dedi.Şimdi ne var ki bunda?diyebilirsiniz.Ne mi var?Diyeyim:Etkinlikler cumartesi başlayacakmış adamlar hâla orada İstanbul yazılı dev bir levhanın montesi vb işlerle uğraşıyorlar.Bu sadece işin bitmediğine dair sadece bir örnek.Memlekette işini son dakikaya bırakmayan canlı yok galiba.Öğrenci desen sınavdan en fazla 2gün önce çalışır.Yaygın kanı son akşam çalışmadır.Bazen sınav ilk derslerde değilse çalışmanın okula bile bırakıldığı olur.Tabi bunlar her öğrenci için geçerli değil.Baksana koskoca eylemlerle uğraşan kişiler bile yumurtayı kapıya sıkıştırmış.Hayırlısı...


Hmmm..Hehhh.Başka bir konu, herkes her şeyin EN iyisini istiyor.Aklıma gelen örnekleri biraz sıralarsam:Herkes üniversiteyi İstanbul'da okumak istiyor.İstanbul en iyi şehir mi veya en iyi üniversiteler bu şehirde mi mevcut?Galiba evet.Bana sorarsanız 81 tane il var sorun değil.Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk,memleketin çağdaş uygarlıklar seviyesine getirilmesinin gerektiğini söylemiş.Ancak bana kalırsa bu birkaç il ile sınırlı kalmış.Çağdaşlık ışığı her yeri aydınlatmıyor.Işığı sadece birkaç büyük il yansıtıyor maalesef.Pasta eşit olarak paylaşmayınca herkes pasta diliminin fazla olduğu yere gitmek istiyor.

Herkes kendi paçasını kurtarma peşinde.Ben bir şeyi elde ettim.Peki benim ardımda kalan ve elde edemeyen ne oldu diye düşünülmüyor.Bencillik diz boyu değil daha da yüksek seviyede.Kimse kimsenin elinden tutmuyor.Herkes elini birilerini geçmek için koşarken ileri geri hareket ettirmek amacıyla kullanıyor.Bugün birçok kimsenin sana gülümsediğini görüyorsun.Ama yere düştüğünde onların koşar adımlarla uzaklaşan bedenlerini göreceksin belki de.

Yazının kendime göre bu kadar ağır olabileceğini tahmin etmemiştim.Bir dahaki sefere planlayıp yazacağım.

Aklıma gelen haberlere gelelim:NİNTENDOCU DERGİ 15 Ocakta bayilerde.Nintendo dünyasıyla ilgili herşey var içerisinde.Ayrıntılı bilgi:http://nintendocu.com/

Karikatürlerimi çizmek ve yayınlamak üzere vaktim olacak bu hafta.Bekleyin onları...

Bu arada Pitbull adlı şarkıcının kliplerinde oynamanın bayanlar için şartının Göğüs ölçülerinin 80-100 olması gerektiğini düşünüyorum.Elemanın Akon'la yaptığı düet hoşuma gitti.Dinleyin bence.http://www.dailymotion.com/video/xb99v7_pitbull-ftakon-shut-it-down-2009_music

Yakın zamanda mekânımda yarışma düzenlemeyi düşünüyorum.Düşünme aşamasında tabii.

Karnenizi almak için okula gömlek dosya götürmeyi unutmayın.Haftaya görüşmek üzere...

8 Ocak 2010 Cuma

OLAN BİTEN



Bu hafta sınavlarla yüzyüze geldim.Düşe kalka bir dönem bitti işte.Kimyada paçamı kurtarmak için tek bir sınav kaldı.Tamam ya da devam maçı niteliğindeki bir sınav bu.Çevrem sağolsun beni kurtarmak için seferber oldu.


Yakın zamanda mekânımda röportajlarla karşılaşacaksınız.Halkın içinden insanlar olur bu kişiler büyük ihtimal.Tabi yeri geldiğinde burjuva kısımla da ilgileneceğim.


Geçen gün gazete okuyorum.Bir baktım Rihanna yeni sevgili bulmuş ta beraber takılmışlar.Resimdeki içerik yüzünden şimdiden özür dilerim.

(ballerstatus.com'dan aldım fotoğrafı)


Bildiğiniz üzere Chris Brown diye bir genç vakti zamanında bu kızcağızın sevgilisi! idi.Mühim bir organizasyon evvelinde bu Chris bu kızın ağzını burnunu dağıtmıştı.Yandaki hale gelen melez kızımız geceye çıkamamıştı.Bir çok Rihanna hayranı hayallerini süsleyen kızın bu hale gelmesine şaşırarak haliyle Chris'e tepki göstermişti.Olayın hukuku boyutu ne oldu bilmiyorum.

Neyse benim söz etmek istediğim kısım ilk fotoğrafın ilk dikdörtgeniyle ilgili.Eleman orada darbuka mı çalıyor kavun mu seçiyor?İlginç.Diğerlerinde de durum farksız.Ah be kızım daha geçen gün tanıştığın bir adamla bu yapılır mı?Adamın hedefi belli.Bu fotoğrafı çeken insanı da kutlamak mı lâzım bilmiyorum.Onca güvenliği aşıp mı çekti ya da bu gençler gündemde kalabilmek için çaktırmadan izin mi verdi bu fotoğraflara?Sana ne oluyor da karışıyorsun diyebilirsiniz.Benim takıldığım yer birçok genç birey, karşı cinsten bir bireyle sohbet etmekten çekinirken bu insanlar nasıl oluyor da böyle rahat?Kültür farkı ya da kişisel bir durum söz konusu olsa gerek.Yüzyüze tartışmak için adresi biliyorsunuz beklerim.

Bu hafta medya ile daha bir içiçe oldum.Pazar günü TRT MÜZİK te İçinden Müzik Geçen Filmler diye bir programla karşılaştım.Geçmiş zamanda çekilmiş filmlerin müzikleri çalınıyor film görüntüleri eşliğinde.Tabi film hakkında bilgi almak da cabası.21:00'den sonra pazarları.Cumartesi 17:20'de de yayınlanıyormuş sanırım.Zamanını araştırıp bakmanızı tavsiye ederim.

Bir başka konuya geçersem:Halkımızda cinsellik tabu vs deniyorya.Bence fasafiso.Tamam cinsellikle ilgili şeylerin söylenmesi kişilerin çekindiği bir şey olabilir.Ancak cinsel içerikli görüntüleri izlemekten çekinmedikleri bir gerçek.Bunu birçok şeye dayandırmak mümkün.Mesela Aşk-ı Memnu dizisi.Millet, Bihter bu hafta kiminle sevişecek diye pusuda.Bütün hafta bu günü bekliyorlar.Ben bekliyor muyum?Aşk-ı Memnu dizisindeki 2gram görüntüye mi kaldım diyerek yanıtımı verdiğimi düşünüyorum.Komşu teyzelerin konuşmalarına kulak misafiri olmam bu konuda biraz fikir sahibi olmamı sağladı.Geçen cumartesi Skytürk'te yayınlanan MATRAX 'a konuk olan Yalçın Çakır da aynısını söyledi.Reytingler böyle görüntüler girince tavan yapıyor dedi.Dediğim gibi millet pusuda.İleride daha geniş çaplı bir araştırmayla yazacağım bu konuyu.

Bu arada ben mi keşfettim bilmiyorum.Eğer ki ben bulduysam Türk Dil Kurumu'na başvurabilirim.Geçenlerde bir dergi Megan Fox'u en seksi aktris seçmişler.Kendisi hoş bir ablamız.Kendisine başarılar da benim değinmek istediğim yer seksi yerine SEVİŞİLESİ sözcüğünü kullanmak daha bir yerli gibi geliyor.Diğer söylem daha bir yabancı.Düşünsenize en sevişilesi kadın Megan Fox.Bence seksi demek işin altındaki niyeti gizliyor ve daha nice kullanım var dilimizde.Mesela teşekkür ederim kelimesinin yerine sağol denmesi daha bir soğuk ve içtenliği yok ediyor.Tek artısı daha kısa olması diye düşünülüyor herhalde.

Annem birşeyler yazdığımı öğrendi burada.Diyor işte'Aman oğlum siyasetle ilgili birşeyler yazma dikkat et vs vs'.Merak etme anne şimdilik birşeyler yazmayacağım.Konuşulması gereken birçok konu varken sıranın onlara geleceğini sanıyorsan yanılıyorsun.

Haftaya yeni konular üzerinde konuşmak üzere...