24 Ocak 2010 Pazar

AAA!DEVRE SONA ERMİŞ!










İlginç ama gerçek.Ha şu sınav var ,ha bu sınav derken devre sona erdi.Alışılmışın dışında bir şey olupta yönetim beni takdir etmedi.Ama çevreme verdiğim demeçte okula bir girişte takdir edildim bir de giderken takdir edileceğim dedim.Yukarı kısıma haber kısmı koyduğum için buraya mı oraya mı yazacağımın net ayrımında değilim şimdilik özür dilerim.












Bu videoyu kardeşim karın ilk yağdığı gece çekti.Çekimlerimiz aldığımız pilin yetersiz gelmesi ve parmaklarımızı hissetmemeye başlayınca sona erdi.

Bu fotoğrafta pilin sona ermesinden az evvelinde çekildi.Saat 1:32 suları.Sıradaki fotoğraflar okul çevresinde çektiğim gündelik fotoğraflar:
Söyleyecek pek birşey kurgulayamadım bu hafta.Görsel öğelere yer verdim bu yüzden.Hafta içinde bu yazıyı güncellleyebilirim.Aynı durum haberler içinde geçerli.
Şimdilik ,görüşürüz...

16 Ocak 2010 Cumartesi

DEVRE SONA ERİYOR(GÜYA!)

Bu hafta okullar kapanıyor.Herkesi karne heyecanı sarmış!Babam bana bisiklet almayacak diye çok üzülüyorum.Şaka bir yana.Bir dönemi bitirdim.Birçok duyguya tanık olduğum dönem sona erdi.Devre arasında Özyeğin Üniversitesi'nin düzenlediği 4 günlük bilgisayar oyunu programlama kampına kabul edildiğim hâlde dershanenin hızlandırma programı olduğu için gidemeyeceğim.Öncelikle bu duruma 2 sebepten üzülüyorum.İlk gidememem.İkincisi ise gidemeyeceğim hâlde oraya gitme ihtimali olan bir gencin önünü kapattım.Özür dilerim.Özürüm hem kendisine hem de üniversite yönetimine.

Bu hafta bir dişiye açılım yapacaktım.İçime kapanım oldu.Şimdilik dan! diye duyguları aktarmak yerine su yavaş yavaş ısıtmak daha akıllıca.Kim mi o dişi?Bilen biliyor.

Kardeşim denizotobüsüyle yolculuk ederken gemide tanıştığı bir gencin elinde bir kitap varmış.Tanıştıktan sonra genç kitaptan söz etmiş.Dilara da bana söz etti.Bir süreden beri istiyordum.Satın almak perşembe günü nasip oldu.Kargodan gelmesi ise cumartesi oldu.Odamdayım her aracın sesini kargo aracının sesi zannederek cama koşuyorum.Kaç kere fos çıktı.Neyse sonunda geldi.Kitabın adı HANZALA.Karikatür kitabı.Ama karikatür deyip de hemen mizaha kaymayın.Direniş amaçlı bir karakter Hanzala.Daha ayrıntılı bilgiyi buradan alabilirsiniz:http://hanzala.org/index.php

Perşembe günü okuldan eve geldikten sonra birşeyler atıştırıyorum.Televizyonda 24'ü açtım.İstanbul Avrupa Kültür Başkenti 2010 içerikli yayın vardı.Etkinliklerin içeriğine yönelik sorular soruluyordu muhabir tarafından yetkiliye.Eleman 'Görüyorsunuz çalışmalarımız son hızla devam ediyor 'dedi.Şimdi ne var ki bunda?diyebilirsiniz.Ne mi var?Diyeyim:Etkinlikler cumartesi başlayacakmış adamlar hâla orada İstanbul yazılı dev bir levhanın montesi vb işlerle uğraşıyorlar.Bu sadece işin bitmediğine dair sadece bir örnek.Memlekette işini son dakikaya bırakmayan canlı yok galiba.Öğrenci desen sınavdan en fazla 2gün önce çalışır.Yaygın kanı son akşam çalışmadır.Bazen sınav ilk derslerde değilse çalışmanın okula bile bırakıldığı olur.Tabi bunlar her öğrenci için geçerli değil.Baksana koskoca eylemlerle uğraşan kişiler bile yumurtayı kapıya sıkıştırmış.Hayırlısı...


Hmmm..Hehhh.Başka bir konu, herkes her şeyin EN iyisini istiyor.Aklıma gelen örnekleri biraz sıralarsam:Herkes üniversiteyi İstanbul'da okumak istiyor.İstanbul en iyi şehir mi veya en iyi üniversiteler bu şehirde mi mevcut?Galiba evet.Bana sorarsanız 81 tane il var sorun değil.Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk,memleketin çağdaş uygarlıklar seviyesine getirilmesinin gerektiğini söylemiş.Ancak bana kalırsa bu birkaç il ile sınırlı kalmış.Çağdaşlık ışığı her yeri aydınlatmıyor.Işığı sadece birkaç büyük il yansıtıyor maalesef.Pasta eşit olarak paylaşmayınca herkes pasta diliminin fazla olduğu yere gitmek istiyor.

Herkes kendi paçasını kurtarma peşinde.Ben bir şeyi elde ettim.Peki benim ardımda kalan ve elde edemeyen ne oldu diye düşünülmüyor.Bencillik diz boyu değil daha da yüksek seviyede.Kimse kimsenin elinden tutmuyor.Herkes elini birilerini geçmek için koşarken ileri geri hareket ettirmek amacıyla kullanıyor.Bugün birçok kimsenin sana gülümsediğini görüyorsun.Ama yere düştüğünde onların koşar adımlarla uzaklaşan bedenlerini göreceksin belki de.

Yazının kendime göre bu kadar ağır olabileceğini tahmin etmemiştim.Bir dahaki sefere planlayıp yazacağım.

Aklıma gelen haberlere gelelim:NİNTENDOCU DERGİ 15 Ocakta bayilerde.Nintendo dünyasıyla ilgili herşey var içerisinde.Ayrıntılı bilgi:http://nintendocu.com/

Karikatürlerimi çizmek ve yayınlamak üzere vaktim olacak bu hafta.Bekleyin onları...

Bu arada Pitbull adlı şarkıcının kliplerinde oynamanın bayanlar için şartının Göğüs ölçülerinin 80-100 olması gerektiğini düşünüyorum.Elemanın Akon'la yaptığı düet hoşuma gitti.Dinleyin bence.http://www.dailymotion.com/video/xb99v7_pitbull-ftakon-shut-it-down-2009_music

Yakın zamanda mekânımda yarışma düzenlemeyi düşünüyorum.Düşünme aşamasında tabii.

Karnenizi almak için okula gömlek dosya götürmeyi unutmayın.Haftaya görüşmek üzere...

8 Ocak 2010 Cuma

OLAN BİTEN



Bu hafta sınavlarla yüzyüze geldim.Düşe kalka bir dönem bitti işte.Kimyada paçamı kurtarmak için tek bir sınav kaldı.Tamam ya da devam maçı niteliğindeki bir sınav bu.Çevrem sağolsun beni kurtarmak için seferber oldu.


Yakın zamanda mekânımda röportajlarla karşılaşacaksınız.Halkın içinden insanlar olur bu kişiler büyük ihtimal.Tabi yeri geldiğinde burjuva kısımla da ilgileneceğim.


Geçen gün gazete okuyorum.Bir baktım Rihanna yeni sevgili bulmuş ta beraber takılmışlar.Resimdeki içerik yüzünden şimdiden özür dilerim.

(ballerstatus.com'dan aldım fotoğrafı)


Bildiğiniz üzere Chris Brown diye bir genç vakti zamanında bu kızcağızın sevgilisi! idi.Mühim bir organizasyon evvelinde bu Chris bu kızın ağzını burnunu dağıtmıştı.Yandaki hale gelen melez kızımız geceye çıkamamıştı.Bir çok Rihanna hayranı hayallerini süsleyen kızın bu hale gelmesine şaşırarak haliyle Chris'e tepki göstermişti.Olayın hukuku boyutu ne oldu bilmiyorum.

Neyse benim söz etmek istediğim kısım ilk fotoğrafın ilk dikdörtgeniyle ilgili.Eleman orada darbuka mı çalıyor kavun mu seçiyor?İlginç.Diğerlerinde de durum farksız.Ah be kızım daha geçen gün tanıştığın bir adamla bu yapılır mı?Adamın hedefi belli.Bu fotoğrafı çeken insanı da kutlamak mı lâzım bilmiyorum.Onca güvenliği aşıp mı çekti ya da bu gençler gündemde kalabilmek için çaktırmadan izin mi verdi bu fotoğraflara?Sana ne oluyor da karışıyorsun diyebilirsiniz.Benim takıldığım yer birçok genç birey, karşı cinsten bir bireyle sohbet etmekten çekinirken bu insanlar nasıl oluyor da böyle rahat?Kültür farkı ya da kişisel bir durum söz konusu olsa gerek.Yüzyüze tartışmak için adresi biliyorsunuz beklerim.

Bu hafta medya ile daha bir içiçe oldum.Pazar günü TRT MÜZİK te İçinden Müzik Geçen Filmler diye bir programla karşılaştım.Geçmiş zamanda çekilmiş filmlerin müzikleri çalınıyor film görüntüleri eşliğinde.Tabi film hakkında bilgi almak da cabası.21:00'den sonra pazarları.Cumartesi 17:20'de de yayınlanıyormuş sanırım.Zamanını araştırıp bakmanızı tavsiye ederim.

Bir başka konuya geçersem:Halkımızda cinsellik tabu vs deniyorya.Bence fasafiso.Tamam cinsellikle ilgili şeylerin söylenmesi kişilerin çekindiği bir şey olabilir.Ancak cinsel içerikli görüntüleri izlemekten çekinmedikleri bir gerçek.Bunu birçok şeye dayandırmak mümkün.Mesela Aşk-ı Memnu dizisi.Millet, Bihter bu hafta kiminle sevişecek diye pusuda.Bütün hafta bu günü bekliyorlar.Ben bekliyor muyum?Aşk-ı Memnu dizisindeki 2gram görüntüye mi kaldım diyerek yanıtımı verdiğimi düşünüyorum.Komşu teyzelerin konuşmalarına kulak misafiri olmam bu konuda biraz fikir sahibi olmamı sağladı.Geçen cumartesi Skytürk'te yayınlanan MATRAX 'a konuk olan Yalçın Çakır da aynısını söyledi.Reytingler böyle görüntüler girince tavan yapıyor dedi.Dediğim gibi millet pusuda.İleride daha geniş çaplı bir araştırmayla yazacağım bu konuyu.

Bu arada ben mi keşfettim bilmiyorum.Eğer ki ben bulduysam Türk Dil Kurumu'na başvurabilirim.Geçenlerde bir dergi Megan Fox'u en seksi aktris seçmişler.Kendisi hoş bir ablamız.Kendisine başarılar da benim değinmek istediğim yer seksi yerine SEVİŞİLESİ sözcüğünü kullanmak daha bir yerli gibi geliyor.Diğer söylem daha bir yabancı.Düşünsenize en sevişilesi kadın Megan Fox.Bence seksi demek işin altındaki niyeti gizliyor ve daha nice kullanım var dilimizde.Mesela teşekkür ederim kelimesinin yerine sağol denmesi daha bir soğuk ve içtenliği yok ediyor.Tek artısı daha kısa olması diye düşünülüyor herhalde.

Annem birşeyler yazdığımı öğrendi burada.Diyor işte'Aman oğlum siyasetle ilgili birşeyler yazma dikkat et vs vs'.Merak etme anne şimdilik birşeyler yazmayacağım.Konuşulması gereken birçok konu varken sıranın onlara geleceğini sanıyorsan yanılıyorsun.

Haftaya yeni konular üzerinde konuşmak üzere...

1 Ocak 2010 Cuma

DEĞİŞİM


Değişim derken yazının ilerleyen kısmında pek aman aman birşey beklemeyin.Laf olsun diye yazdım.Ama bir süredir geçirdiğim değişim yadsınamaz.Eğitim hayatımda daha düzenli olmaya başladım.Yaptığım dersle ilgili eylemleri günlük niyetine yazıyorum.Kimyadan çakışım biraz gölge düşürdü olaya.Ama geçenlerde okuduğum bir söz bu durumda kendimi avutmam için yeterli oldu:Uzun süreli hedefi olan kişiler,kısa süreli başarısızlarla yılmazlar.



Geçen haftalarda sizlere okul çevresinde çektiğim fotoğrafları paylaşacağım demiştim buyrun.Üzerilerine tıklarsanız büyütebilirsiniz.




Fotoğraflarla ilgili O AN programındaki gibi yorumlarda bulunmak isterdim.Onu size bırakıyorum.

Bir takım çalışmalarla uğraşıyorum ve bilgi topluyorum.O yüzden bu sıralardaki yazılarım kısa ve yetersiz.Ama ilerleyen zamanlarda burada karşılaşacağınız şeylerle ilgili uğraşıyorum.Kafamdaki şeyleri yavaş yavaş yaşama aktarıyorum.Anlayışınız için teşekkürler.

Görüşmek üzere...

(Deneme için baktım.Fotoğraflar üzerlerine tıklayınca büyümüyor.Düzelteceğim özür dilerim)